Malta, Akdeniz'in ortasında yer alan küçük bir ada ülkesi olmasına rağmen dünyanın en zengin ve ilgi çekici tarih miraslarından birine sahiptir. Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca birçok medeniyet Malta üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmıştır. Bu nedenle Malta'nın kültürü, mimarisi, dili ve yaşam tarzı farklı uygarlıkların izlerini bir arada taşımaktadır.
Malta'nın tarihi yaklaşık 7.000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Adalarda bulunan megalitik tapınaklar dünyanın en eski bağımsız taş yapıları arasında kabul edilmektedir ve bazıları Mısır piramitlerinden bile daha eski dönemlere tarihlenmektedir.
Daha sonraki yüzyıllarda Malta sırasıyla Fenikeliler, Kartacalılar ve Romalılar tarafından yönetildi. Akdeniz ticaret yolları üzerindeki konumu sayesinde Malta uzun yıllar boyunca önemli bir deniz ve ticaret merkezi olarak gelişmeye devam etti.
870 yılında Malta Arap hakimiyetine girdi. Günümüzde konuşulan Maltaca dilinin temellerinin önemli bölümü bu dönemde oluşmuştur. Malta kültüründe, yer isimlerinde ve dil yapısında Arap etkileri günümüzde bile görülebilmektedir.
Malta tarihinin en önemli dönemlerinden biri 1530 yılında Saint John Şövalyeleri'nin adaya gelmesiyle başladı. Tarihte "Malta Şövalyeleri" olarak bilinen bu yapı yaklaşık 250 yıl boyunca adayı yönetti.
1565 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Malta Şövalyeleri arasında gerçekleşen Büyük Malta Kuşatması, Avrupa tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir. Kuşatmanın ardından şövalyeler savunma sistemlerini güçlendirdi ve bugün Malta'nın simgesi haline gelen Valletta şehrini inşa etmeye başladı.
Günümüzde Malta'nın tarihi sokakları, surları, kaleleri ve görkemli yapılarının büyük bölümü bu dönemin mirasıdır.
1798 yılında Napolyon'un Mısır seferi sırasında Malta kısa süreliğine Fransız yönetimine geçti. Ancak Fransız hakimiyeti uzun sürmedi ve Malta halkının desteğiyle İngilizler adada kontrol sağlamaya başladı.
1814 yılında Malta resmen Britanya İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi. İngiliz yönetimi yaklaşık 150 yıl boyunca devam etti ve günümüzde Malta'da görülen birçok unsur bu dönemin etkilerini taşımaktadır. İngilizce dilinin yaygınlaşması, eğitim sistemi, hukuk yapısı ve hatta soldan akan trafik sistemi bu dönemin mirasları arasında yer almaktadır.
Malta 1964 yılında bağımsızlığını kazandı. 1974 yılında cumhuriyet ilan edildi ve modern Malta devleti oluştu. Daha sonraki yıllarda ülke uluslararası alanda önemli adımlar attı.
Önemli gelişmeler:
Bugünkü Malta, tarih boyunca adaya gelen farklı kültürlerin birleşimiyle oluşmuş benzersiz bir yapıya sahiptir. Arap dil etkileri, Avrupa mimarisi, şövalye mirası ve İngiliz kültürü aynı ülkede bir araya gelmektedir. Bu nedenle Malta'yı gezerken birkaç farklı medeniyetin izlerini aynı sokakta görmek mümkündür.
Valletta'nın tarihi sokakları, Mdina'nın ortaçağ atmosferi, surlarla çevrili liman şehirleri ve şövalyeler döneminden kalan yapılar Malta'yı yalnızca bir eğitim destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir açık hava tarih müzesi haline getirmektedir.
Malta'yı diğer dil eğitimi destinasyonlarından ayıran önemli özelliklerden biri yalnızca İngilizce eğitimi değil, günlük yaşamın içerisinde hissedilen güçlü tarih ve kültür atmosferidir. Birçok öğrenci Malta'da eğitim alırken yalnızca İngilizce geliştirmekle kalmaz; Avrupa, Akdeniz ve dünya tarihinin farklı dönemlerine ait izleri de yakından deneyimleme fırsatı bulur.